|
Beş Vakit
Dan Fainaru
02.05.2006 - Screen
Reha Erdem'in hiç acele edilmeden ustaca çekilmiş uzun metrajlı son filmi, ücra kırsal yaşamın ardında saklı gerilimlerin başarılı bir portresini çiziyor.
Reha Erdem'in düşüncelere sürükleyici dördüncü uzun metraj filmi Beş Vakit, festivallerde adından sıkça söz ettirerek yönetmenin en iyi filmi olduğunu kanıtlıyor.
Erdem'in filmi, modern yaşamdan nasibini almamış, hayatın ağır tempoda akıp gittiği ve zamanın günde beş kez okunan ezanla dilimlendiği izlenimi uyandıran bir Anadolu kasabasında geçiyor.
Zor bir hayat yaşayan köy sakinleri, kendilerini ifade etmek için kelimelere ihtiyaç duymuyor. Beş Vakit bu haliyle insanda bir belgesel izlenimi uyandırırken, Erdem filme, çoğu üç çocukla ilgili sayısız alt konu iliştiriyor.
Filmdeki iki ergen duygularını başkalarıyla paylaşmaktan korkuyor: İmam'ın (Yarar) oğlu Ömer (Özen) babasının ölmesini isterken, Yakup (Kayalı) öğretmenine (Ergeç) gizli bir aşk besliyor.
Neredeyse uyku hastası denebilecek Yıldız ise yeni doğan erkek kardeşine ve eve göz kulak olmak zorunda.
Filmin etrafında döndüğü kişilerden biri de yaşlı bir adam (Türel). Yetişkin oğulları, bize dayak atacak diye hâlâ kendisinden korkmakta. Filmde ayrıca yaşamaktan usanmış sevecen bir büyükanne ve Yunan mitolojisine ait Pan benzeri bir görev üstlenmiş köyün yetim çobanıyla da tanışıyoruz.
İlk bakışta bu tür öyküler, süregelen kır yaşamının şiirsel ve pastoral bir anlatısı gibi durabilir. Ancak bu dış görünüşün altında, Erdem'in seyircisinden çözmesini beklediği, küçük ama çok şey ifade eden olaylar dizisiyle beslenen son derece güçlü dramlar saklı.
İlk cinsel uyanışlar, ana babaya isyan, doğayla iç içe olma gibi temalar seyirciye bir an için bile açık şekilde dayatılmıyorsa da bu genç hayatlara nüfuz etmiş durumda.
Örnek teşkil edecek sinematografisi çarpıcı widescreen görüntüler sunuyor ve bir şekilde hâlâ yaban kalmayı başaran bu görüntüler bu tür filmlerde hep karşılaştığımız türden kartpostal karelere dönüşmüyor.
Böylesi bir konuyu amatör oyunculuklar elbette son derece güzel bütünlemiş. Estonyalı besteci Arvo Part'ın müziği, olaylar dizisinin altını (kimi zaman fazla göstererek de olsa) çizerken filmin hiç acelesi olmayan usta işi hızını tamamlıyor.
|